|
Keten tohumunda yok yok; Kolesterol düşürücü, felç, kanser, unutkanlık
önleyici, bağırsak çalıştırıcı ve temizleyici etkisi bunlardan birkaçı.Keten tohumunu yağ, tohum, ya da öğütülmüş toz
şeklinde kullanmak mümkün. Doğal Tıp Derneği Başkanı Dr. Ender Saraç,
"Amaca göre kullanım şekli değişir. Bazen kabuklu, bazen de kabuksuz
tüketmek gerekebilir. Yeterince posalı, lifli gıda
tüketmeyen insanlara bunu öğütmeden vermek daha yararlı. Çekirdek haliyle,
posalı, lifli şekilde tüketmek daha iyi. Normal hazım yapabilen bir
insan, çekirdek haliyle tüketebilir. Bazı kişilerde belki gaz yapabilir, ama
bu kişilere de keten tohumunun üzerine bir fincan rezene çayı içmelerini
öneriyorum ve sorun ortadan kalkıyor. Keten tohumunun bilinen ciddi bir yan
etkisi yok" diyor.Ben toz halinde salatada
kullanıyorum çok yakışıyor mutlaka deneyin
Keten tohumu yüksek oranda çoklu doymamış yağ asitleri, düşük oranda
doymuş yağ asiti, yüksek oranda lifle birlikte bol
miktarda potasyum, az miktarlarda ise magnezyum, demir, bakır, çinko ve
çeşitli vitaminler içerir. 100 gr. keten yağı 13.4
mg. E vitamini, 100 gr. keten tohumu ise yaklaşık 450 kcal.
içerir daha uygun sanki. Keten tohumunun amino asit profili soya ununa benzer özellikler gösterir.
İçerdiği N-3 yağ asiti oranı, (Omega-6
nın yaklaşık dört katıdır) çözünebilir ve çözünemez
liflerce zenginliği ve bir çeşit bitkisel östrojen olan lignanların
en zengin kaynağı olması nedeniyle keten tohumu beslenme uzmanları tarafından
sıklıkla önerilir. Lignanlar, hormonlara bağlı
kanser türlerinde (göğüs, prostat vb.) seks hormonlarına müdahale ederek
kansere karşı koruma yapar; tümör hücrelerinin büyümesini engeller. Keten
tohumunda bulunan lignanlar birer doğal SERM'dir (östrojeni seçerek alan modülatörler); östrojen
kullanımının zararlarından korurken tüm diğer olumlu etkilerinden de
yararlanmayı sağlarlar. Örneğin; östrojenin kemiklerde bağlantı kurup
büyümeyi sağlamasına izin verirken; hasar verebileceği göğüs ve rahim içi
gibi hassas bölgelere girmesine izin vermezler. Fazladan bir hücre büyümesi
olmadığında kanser riski azalır. Keten tohumu 100 gramda toplam 240.6 mg. bitkisel östrojen içerirken, birçok diğer gıda
maddesinde bu 100 gramda 17 mg.'ı geçmez.
İçerdiği lifin yaklaşık olacak üçte ikisi
suda çözünemeyen, geri kalanıysa çözünen lif özelliğini taşır.
Suda çözünmeyen lifler dışkı yoğunluğunu
arttırarak, bağırsak geçiş zamanını azaltarak kabızlığı önleyici,
bağırsakları yumuşatıcı etki yaparlar.
Keten tohumunda bulunan suda çözünür lifler
(mucilage zamkı/sakızı) kan şekeri seviyesini
korur, kolesterol seviyesini düşürürler. Beslenmedeki yüksek lif miktarının
kanser önleyici etkileri de söz konusudur.
Beslenmede ideal yağ asiti
dengesini sağlamak için, ana yağımızı tekli doymamış yağ asiti
oranı yüksek soğuk sıkım zeytinyağı olarak seçmeli, doymuş ve transyağları (hidrojene) minimuma indirmeli, tahıla -
ekmeğe bağlılığımızı düşürmeli, bol bol yeşil
yapraklı gıdalar tüketmeli ve mutfağımızı keten tohumuyla takviye etmeliyiz.
Keten tohumu içerdiği alfa-linolenik asit (N-3 yağ asitlerinin en önemli üyesi)
açısından besinlerin en zenginidir. Alfa-linolenik asitin bir kısmı, vücutta uzun zincir N-3 yağ asitleri
EPA ve DHA ya dönüşürler ki bunlar iyi kolesterolü yükseltir, yüksek
tansiyonda düşürücü etki yapar, kanın pıhtılaşma eğilimini azaltır, plazma trigliserid düzeyini, aritmi riskini azaltır. Dolayısı
ile alfa-linolenik asitin
koroner kalp hastalığı riskini azalttığı tespit edilmiştir. Keten tohumu
üzerine yapılan araştırmalar, düzenli keten tohumu kullanımının dolayısı ile
alfa linolenik yağ tüketiminin, arterioskılerozun
(damar sertliği) gelişmesini önleyebileceğini, iltahabi
hastalıklarda olmalı ve otobağışıklık
rahatsızlıklarında etkili olabileceğini göstermektedir. N-3 çe dengeli beslenmenin kanseri engelleyici özellikleri de
tespit edilmiştir. Yağ asitleri dengesinin N-6, doymuş yağ asitleri ve trans
yağlar tarafına kayması sadece daha az N-3 tüketmemiz anlamına gelmemekte
aynı zamanda bu yağlar, alfa-linolenik yağ asitinin uzun zincir N-3 yağ asitlerine dönüşmesi engelleyerekte vücudumuz N-3 yağ asitlerinden gerekli
faydayı sağlamasını engellemiş olurlar.
Keten tohumunu doğal ürün dükkanlarından veya aktarlardan temin edebilirsiniz.
Tazeliğini anlamak için çimlenip çimlenmediğine bakabilirsiniz, eğer
çimlenmiyorsa aldığınız yere iade ediniz. Keten tohumları sert olduğundan
dikkatli bir çiğnemede bile yeterince öğütülemeyebilirler, bu da yeterince
sindirilmeden vücuttan atılmalarına sebep olur. Öğütülmüş keten tohumunun
sindirimi çok daha kolaydır. Keten tohumlarını öğüterek yersek onun şifai özelliklerinden daha fazla faydalanabiliriz. Keten
tohumunu öğütmek için karabiber veya kahve el değirmenleri ya da bu tip
tohumları öğütmek için özel olarak üretilmiş elektrikli öğütücüler
kullanılabilir (ülkemizde bulunmaktadır). Keten tohumu oda sıcaklığında bir
yıl tazeliğini korur. Öğütülmüş keten tohumu ise 30 gün boyunca hava geçirmez
kapaklı bir kavanozda buzdolabında saklanabilir.
Batıda fırıncılık sektörü tüketicinin
talebini karşılamak üzere karışık tahıl ekmeklerine öğütülmüş keten tohumu
ekleme yoluna gitmiştir.
Öğütülmüş keten tohumu ayrıca hazır
karışımlarda (kekler vb), dondurulmuş hamur işlerinde ve hazır eritilerek
servis yapılan ürünlerle gıda endüstrisine girmiştir. Ayrıca tavuklara keten
tohumu yedirilerek elde edilen N-3 çe
zenginleştirilmiş yumurtalar da vardır.
Sizler de mutfakta keten tohumunu el
altında bulundurarak, onu öğütülmüş halde salatalarınıza, yoğurdunuza, müslinize serpebilir, fırında yaptığınız hamur işlerine
katabilir, pilavdan çorbalara, tatlılardan tuzlulara her yemeğinizde
kullanabilirsiniz.
Günlük 2000 kcal.'
ye eşdeğer besin tüketen bir insan için günde 1 çorba kaşığı öğütülmemiş
keten tohumu kullanımı N-3 yağ asitleri kullanımı açısından yeterli katkıyı
sağlayacaktır.
Yaptığınız hamur işlerinde her bir bardak
unun içinden 2 çorba kaşığı un alıp yerine 2 çorba kaşığı öğütülmüş keten
tohumu katabilir veya yağca bir değişim yapmak istiyorsanız her 1 ölçü yağ
yerine 3 ölçü öğütülmüş keten tohumu katabilirsiniz. Laboratuar
çalışmalarında öğütülmüş veya öğütülmemiş tohumların fırında 2 saat boyunca
178 derece sıcaklıkta N-3 yağ asitlerini ve lignanlarını
neredeyse hiç yitirmediği tespit edilmiştir. Fakat keten tohumu yağı iyi bir
N-3 yağ asiti kaynağı olsa da, tohumdaki lif ve lignanlarını yitirmiştir. Keten tohumu yağının kullanım
esnasında ısıya maruz bırakılmaması tavsiye edilmektedir (yemekler piştikten
sonra ve salatalarda).
Geleneksel tedavide kullanımı
Keten tohumu antimantari,
antimitoz ve antioksidan özellikler taşır.
Keten tohumlarında bulunan müsilaj, bağırsakta su çekip şişerek,mekanik
müshil olarak tesir eder. Ketenin bu etkiyi göstermesi biraz zaman alır fakat
tahriş yapmama gibi önemli bir avantaja sahiptir. Yine bu özelliğiyle diğer
müshillere nazaran daha uzun süre kullanılabilir. Ayrıca içerdiği yağda müsil yapıcı etkiye destek sağlar.
Eski Mısırlılar zamanından beri bu amaçla
kullanıldığı bilinmektedir.
Yine müsilajın
yumuşatıcı etkisinden dolayı gastrit, mide ülseri gibi sindirim sistemi
tahrişlerinde de kullanılır.
Bu amaç için günde bir kez tercihen
yatmadan önce 1-2 çay kaşığı tohum yenir, üzerine 2 bardak su içilir.
Öksürüğe, nezleye, üşütmeye karşı 1 çorba
kaşığı keten tohumu 3 fincan suda 10 dakika kaynatılır; 3-5 dakika bekletilip
süzüldükten sonra içilir.
Bu çayın buharı burundan teneffüs edilir.
Akciğer hastalıkları ve zatüreede
80 gr. keten tohumu 40 gr. rezene tohumuna karıştırılarak az sıcak suda lapa
yapılır ve iki tülbent arasına konarak göğüse ve
sırta yerleştirilir.
Çıban, gece yanığı ve eziklerin
iyileştirilmesinde 80 gr. keten tohumu ile 40 gr ebegümeci lapası yapılarak
yaranın üzerine konur.
Böbrek ağrısı ve kramplarda iki çay kaşığı
keten tohumu 6 fincan suda 10 dakika kaynatılıp, 5 dakika bekletilip süzülür
|
Ana Sayfa
|