1. Dilde gam var şimdilik lütfeyle gelme ey sürûr

    Olamaz bir hânede mihmân mihmân üstüne

                        Râsih

 

2. Ey aşk bildiğin gibi yak yık derûnumu

    Bir kimsesiz belâzedenin hânumânıdır

                        Muallim Naci

 

3. Her şahsı harîm-i Hak’a mahrem mi sanırsın

    Her tâc giyen çulsuzu Edhem mi sanırsın

                        Ziya Paşa

 

4. Bu dünyayı seninle sevmişim ben

   Benim sensiz bu dünyâ nemdir ey dost

                        Kanî

 

5. Hâlsiz kâl ie irfân-ı Hudâ girmez ele

    Mâlihulyâ ile müflis kişi Kârûn olmaz

                        Nesîb-i Mevlevî(XIX)

 

6.  Ey ki âlemden haberdârım diyen, dünya nedir?

     Bugünün yarını bilmezsin, eğer dün ya nedir?

                        Mehmed Şemseddin Sirozî(ö.1689)

 

7. Gülüm şöyle, gülüm böyle demektir yâre mu’tadım

    Seni ey gül sever cânım ki  cânâna hitâbımsın

                         Nedim

 

8. Sıkılma, bezme gel, bîgâne yok, dâvetlimiz ancak

    Nedîma bendeniz var, bir dahi sultanımız vardır:

                           Nedim

 

9. Eyvah o üç çifte kayık aldı karârım

    Şarkı okuyup geçti bir âfet var içinde

 

10. Derdim yok ey felek bana bir gam tedârik et

      Bir başka zevk, başka bir âlem tedârik et.

                                          Nevres-i Kadîm

 

11. Elbet gelen efsâne olur dehre Nazîmâ,

      Bir gün de bizim hâlimiz efsânelik eyler.

                        Nazîm

 

12. Göz gördü gönül sevdi seni ey yüzü mâhım

      Kurbanım olam var mı benim bunda günâhım

                                   Nahîfî

 

 

13. Çeşm-i insâf kadar kâmile mîzân olmaz,

     Kişi noksanını bilmek gibi irfân olmaz.

                        Bursalı Tâlip

 

14. Diyâr-ı dilde bana hem-zeban bulunmadı hiç,

      Lisân-ı aşkı bilir tercüman bulunmadı hiç.

                             Beşiktaşlı Neccarzâde Şeyh Rıza

 

15. Varsın yapılmasın dil-i virân-ı ehl-i derd

      Yârabbi aşkı şehre yeni âdet olmasın

                        Vişnezâde İzzetî

 

16. Be ne hâcet ki diyem rûh-ı revanımsın benim

      Gizlensem de âşikâr etsem de cânımsın benim.

                                               Şeyh Gâlip

 

17. Biz o âşıklarız ki yâremiz merhem kabûl etmez

     O gülzârın ateşindendir gülü şebnem kabul etmez.

                                   Râmî Mehmet Paşa

 

18. Külâhın sat da dünyada yokuncul olma bir ferde

     Cihanda kelle sağ olsun, külâh eksik değil serde

                                   III. Ahmet

 

 

                              

Elbet put olur öpülen eller, etekler

Elbet öpen oldukça olur öptürecekler.

       Mithat Cemal Kuntay                                                               

 

                              

Hak perestim, arz-ı ihlas ettim dergâh bir

Bir nefes tevhidden ayrılmadım Allah bir.

                                         

Toplanýp ehl-i hevâ her biri bir saz çalar

Çelebi, böyle olur bizde düğün dediğin.(?)                                                                          Muallim Naci

 

 

                              

Halk içinde mu'temer bir nesne yok devlet gibi

Olmaya devlet cihânda bir nefes sıhhat gibi

                  

Kadd-i dildârı kimi ar'ar okur kimi elif

Cümlesinin maksûdu bir ammâ rivayet muhtelif.

 

Bir perî peyker mi var yanınca ağyâr olmaya

Var mıdır bir gül ki anın çevresi hâr olmaya.

                              

Âh u efgân eylemek mirastır âşıklara.

              Muhibbi

 

                              

Yıkılıptır bu cihan sanma ki bizde düzele

Devleti çerh-i denî verdi kamu mübtezele

Şimdi ebvâb-ı saadette gezen hep hezele

İşimiz kaldi heman merhamet-i lem-yezele.

                  

Elde istidat olunca kar kendin gösterir.

 

Âlem-i rahata benzer gibi iklim-i adem.

                  

Atılmışım iki la-yeftenin meyanesine

Zemine anlatamam asûmana anlatamam

 

Fikr-i müstakbel ü maziyi bırak ârif isen

Böyledir hali zaman bir varmış bir yokmuş.

                  

Âdemiyet dâd-ı Hakk'tır; her kula olmaz nasib

Sad-hezâr terbiye etsen bîedeb olmaz edib.

III.Mustafa

                              

 

Devlet-i dünya ile âkıl olur mu şâdkâm

Âdeme vermez ferah genine bulsa hâbda

                         Müverrih Reşit

 

                              

Bâğ-ı dehrin hem hâzânın hem bâhârın görmüşüz

Biz neşâtın da gamın da rüzgârın görmüşüz.

                  

Ağla ey gözlerim ağla, ne gelir var ne gider.

 

Nâbî ile ol âfetin ahvâlini nakl et

Efsâne-i Mecnûn ile Leylâ'dan usandık.

                  

Hadd-i zatında kim olmaya edip

Feleğin sillesi eyler te'dip.

 

Tövbe Yârabbi hata râhına gittiklerime

Bilip ettiklerime, bilmeyip ettiklerime.

                                         

Bir gün dimez o şûh ki âyâ murâdı ne

Çoktan bu kûye Nâbî-yi şeydâ gelir gider.

 

Sen gelmeyince hatıra bilsen neler gelir.

 

                                          Biz cüz'e dahi küll demeğe muhtacız

                                          Pervâneye bülbül demeğe muhtacız

                                          Bu arsada muktezâ-yı âdâp budur

                                          Hâr ise bile gül demeğe muhtacız.

 

Bende yok sabr u sükûn sende vefâdan zerre

İki yoktan ne çıkar fikredelim bir kerre.

                                         

   Kimmiş bizi men eyleyecek bâğ-ı cinândan

   Mevrûs pederdir gireriz hâne bizimdir.

 

Nâbî her kimi görsen yürüdür hükmün nefsin

Hakk'ın bize gönderdiği fermân unutulmuş.

                                         

Cevr ile kimseye bîzâr etme

Sana cevr etse de âzâr etme.

 

Varma şekvâ ile bâb-ı şâha

Sana cevr ideni sal Allâh'a.

                                         

Hüsn-i hâl ile geçin herkes ile

Hoş dil ol herkes ü her nâ-kes ile.

 

Herkesin kavlini sâdık sanma

Cümleyi lik münâfık sanma.

                                         

Bahtım gibi tire kef-i ümmid gibi pest

Çeşmim gibi pür-ab u derunum gibi viran.

                               (Bahtım gibi karanlık ümit avucu gibi alçak...)    

 

Sultan-ı gam neşimen edenden derûnumu

Sahra-yı kalbe leşker-i sevda gelir gider.

                                         

Geçirdi çaşnigir-i felek ol  denlü vaktin kim

      Neval-i arzu meydana geldi işteha gitti.

Nabi

 

                              

 

Mir'ata bakma bir iki gün eyle tecrübe

Sabreylemek firakına müşkil değil midir?

                  

Kamil odur ki her nefes âkibet endiş ola

Sonunu fikretmeyen sonra peşimân olur

 

Göz gördü gönül sevdi seni ey yüzü mahım

Kurbanın olam var mı benim günahım

                   Nahifi  

 

 

                              

Dil verdiğimiz yâra nigâh-ı gazabından

Tasrîhe mecâl olmadı imâ ile geçti

       Baharı neyleriz ol gül-i zârı gonca femin

        Gülüp açılması bin nevbâhara değmez mi

 

Kadem kadem gece teşrîfi Nailî o mehin

Cihan cihan elem-i intizâra değmez mi

 

                   Ey Nâilî hamuşî mahz-i hikemdir ammâ

                   Eş'ârı böyle söyler üstâd söyleyince

 

Gülzârdan ol şûh-ı dil-ârâ ile geçtik

Güya ki nesimiz gül-i rânâ ile geçtik

Lutf u keremi Hazret-i Mevlâ ile geçtik.

                  

Erbab-ı aşkın elde değildir iradeti

Heves-i cah ile cahil mütelaşi görünür.

Naili

 

 

                              

Ne gam pür-ateş-i hevl olsa da gavga-yı hürriyet

Kaçar mı merd olan bir can için meydan-ı  gayretten.

                  

Muin-i zalimin dünyada  erbâb-ı   denaettir

Köpektir zevk alan sayyâd-ı bîinsaftan.

 

Hayatından neden hiç iştibah etmezsin ey gâfil

Âcaib gördüğün her hâli istib'âd lazımsa.

                  

Yere düşmekle cevher sâkıt olmaz kadr u kıymetten.

Olma kimsenin lutfuna, bedeli cevher-i hürriyetti.

Namık Kemal

 

                              

Eşk-i dîde, dûd-ı dil, hûn-ı ciğer, sûz-ı derûn

Hep senin içindir sakın incinme kurban olduğum.

                               Nazım

      

                              

Âdeti hûbların cev ü cefâdır ammâ

Bana ettiklerini kimselere etmediler.

                  

Ey Necâti yürü sabreyle elünden ne gelir

Hûblar cevr ü cefâyı kime öğretmediler.

 

Âh eylediğim serv-i hırâmanın içindir

Kan ağladığım gonca-ı handânın içindir.

                                         

Ayağı yere mi basar zülfüne berdâr olanın

     Zevk-i şevk ile verir cân u seri döne döne.   

Necati

 

Esîr-i derd-i aşk u mest-i câm-ı hüsn çok amma

Biziz meşhûr olan Leylâ sana Mecnûn bana derler

      Fuzûlî

 

Ey Fuzulî çıksa can çıkmam tarîk-i aşkdan

Rehgüzâr-ı ehl-i aşk üzre kılın medfen bana

              

 

Sorma aslın her kişinin, izzetinden bellidir

Sohbet-i irfan görenler, hizmetinden bellidir.

                  Nesimî

 

Kitab-ı kâinat esrar-ı hikmetle lebalebdir.

Şikâyet cehlden feryad bîidraklikden

         Urfalı Nâbî

 

Şu felekte kimde var ise vefâ

Eksik olmaz ana ahbâb-ı safâ

                        Zarifî