GAZEL
Âsâfın miktarını bilmez Süleyman olmayan
Bilmez insan kadrini âlemde insan olmayan

Zülfüne dil vermeyen bilmez gönül ahvâlini
Anlamaz hal-i perişanı perişan olmayan

Rızkına kani' olan gerdûna minnet eylemez
Âlemin sultanıdır muhtâc-ı sultân olmayan

Kim ki korkmaz Hakk'tan ondan korkar erbâb-ı ukûl
Her ne isterse yapar Hakk'tan hirasan olmayan

İ'tiraz eylerse bir nâdân Ziyâ hamûş olur
Çünki bilmez kadr-i güftârın sühândan olmayan.

ZİYÂ PAŞA

UNUTMA
'Azm-i sefer ettin dil-i zârı unutma
Gittin güzel amma dil-i nâçârı unutma

Gahice uyandıkça şebistanı sefâda
Şol gice olan sohbet-i hemvârı unutma

Vardıkça şeker-hâba girüb bister-i nâza
Ne zehr içer dîde-i bidârı unutma

Nûş eylediğim demler efendim mey-i gül renk
Bu mest-i zehir-nûş-ı elemhârı unutma

Ahvâlimi yazdım bütün evrâk-ı dilimde
Destimdeki mecmûa-i naçârı unutma

Ağlatmayacaktın yola baktırmayacaktın
Ol vade-i be-tekrar tekrar unutma

ESRÂR DEDE

Terkib-i Bend

 

İkbâl için ahbâbı siyânet yeni çıktı

Bilmez idik evvel işbu dirayet yeni çıktı

 

Sirkat çoğalıp lafz-ı sadakat modalandı

Namus tamam oldu hamiyet yeni çıktı

 

Düşmanlara ahbabını zemn oldu zarafet

Dildârdan ağyâre şikâyet yeni çıktı

 

Sâdıkları tahkir ile red kâide oldu

Hırsızlara ikrâm u inâyet yeni çıktı

 

Hak söyleyen evvel dahi menfur idi gerçi

Hainleri ammâ ki riâyet yeni çıktı

 

Aciz olanın ketmolonur hakk-ı sarîhi

Mahmîleri her yerde himayet yeni çıktı

 

İslâm imiş devlete pâ-bend-i terakki

Evvel yoğ idi işbu rivayet yeni çıktı

 

Milliyeti nisyan ederek her işimizde

Efkâr-ı frenge tabâiyet yeni çıktı

 

Eyvah bu bâzîçede bizler yine yandık

Zirâ ki ziyân ortada bilmem ki ne kazandık.

                             Ziyâ Paşa

GAZEL

 

Ben umardım ki seni yãr-ı vefâdâr olasın

Ne bileyim ki seni böyle cefâkâr olasın

 

            Reh-i aşkında neler çektiğim ey dost benim

            Bilesin bir gün ola aşka giriftâr olasın

 

                        Sen ki cân gülşenin bir gül-i nev restesisin

                        Ne revâdır bu ki her hâr u hasa yar olasın

 

                                   Beni azâde iken aşka giriftar ettin

                                   Göreyim sen dahi benim gibi giriftar olasın

 

                                               Beddu'a etmezem amma ki Huda'dan dilerim

                                               Bir senin gibi cefakâra hevâdar olasın

 

                                                           Şimdi bir haldeyiz ilenen düşmenine

                                                           Der ki Mihrî sen dahi siyehkâr olasın

 

                                      Mihri Hatun XV.            

GAZEL   

Öyle ser-mestem ki idrâk etmezem dünyâ nedür
Men kimem sâkî olan kimdür mey û sahbâ nedür

Gerçi cânândan dil-i şeydâ içün kâm isterem
Sorsa cânân bilmezem kâm-ı dil-i şeydâ nedür

Vasldan çün aşık-ı müstâğni eyler bir visal
Aşıka maşukdan her dem bu istiğnâ nedür

Hikmet-i dünyâ vü mâfiha bilen arif degül
Arif oldur bilmeye dünyâ vü mâfiha nedür

Ah u feryâdun Fuzûlî incidübdür âlemi
Ger belâ-yı ışk ile hoşnûd isen gavga nedür

 
Fuzuli

 

GAZEL

Dostum alem seninçün ger olur düşmen bana
Gam degil zira yetersin dost ancak sen bana

Aşka saldım ben beni pend almayıp bir dosttan
Hiç düşmen eylemez anı kim ettim ben bana

Can ü ten oldukça benden derd ü gam eksik degil
Çıksa can hak olsa ten ne can gerek ne ten bana

Gamze tigin çekti ol mah olma gaafil ey gönül
Kim mukarrerdir bu gün ölmek sana şiven bana

Ey Fuzuli çıksa can çıkmam tarik-i aşktan
Reh-güzer-i ehl-i aşk üzre kılın medfen bana

 Fuzuli